Cinsiyet: Bir Kavramın Değişimi
Sosyoloji, psikoloji ve biyoloji gibi insanı temel alan tüm bilimlerinin temel taşlarından birisi olan cinsiyet; TDK benliğinde “Bireye, üreme işinde ayrı bir rol veren ve erkekle dişiyi ayırt ettiren yaradılış özelliği “ olarak geçmektedir. Aynı varlığın sadece üremesi için farklı birtakım özelliklerle donatılmış olması demektir. Yaradılışında ki farklılık sebebi sadece üremek olan insan nasıl ki dokunduğu her yeri bir hiyerarşi ile bozuyorsa, cinsiyetler arasındaki farksızlığı da ortadan kaldırıp bir gövde gösterisine dönüştürmeyi başarmıştır.

Toplumsal Cinsiyet:
Farklı kültürlerde ve farklı yerleşim merkezlerinde kadınlık ve erkeklik farklı biçimlerde konumlanır. Ortada bir toplumsal kurgu vardır yani erkek ya da kadın doğmak doğuştan ve doğaldır. Fakat bunları nasıl yaşayacağımız toplum ve kültür
tarafından empoze edilmiş önceden belirlenmiştir.

Ortaya çıkan bu insan doğasına aykırı kavram, birçoğumuzun hiç duymadığı fakat tüm eşitsizliklerin kaynağı; Toplumsal cinsiyet.

İnsan, doğası gereği birlikte yaşamak zorunda olan sosyal bir varlıktır. Bu birlikte yaşayış içinde
daha narin ve alımlı olan gözlerimizin bebeği kadınlar, sadece kas gücünün erkeklere kıyasla daha zayıf olmasında dolayı eşitlikten yeterince payını alamamış, erkek cinsiyeti ise otoriter bir varlık olarak söz sahibi konuma gelmiştir.

Toplumsal cinsiyet, insana bahşedilmiş özelliklerin yerine toplumun yararına olacak özellikleri ve vasıfları yükleyerek her iki cinsiyetten de zorunlu ödevler beklemektedir. Toplum; bir erkekten cesaret, para kazanma, savaş ve siyasi bir yetenek bekler, beklentilerin karşılığı alınamadığı takdirde kişi onurunun ezileceğinin farkındadır. Aynı toplum, kadından; iradesiz olmasını bekler, söz sahibi kılmaz kadını. Daha itaatkar bir görev ile üstlenilen kadın, yüzyıllardır kendisi istemeden üzerine yüklenilen bu perspektiften kurtulmaya çalışmaktadır. Ataerkil toplumların bu düzenine karşı Feminist topluluklar 20.yy başlarında haklarını arayıp kendilerini duyurmayı başarmışlardır.

İnsanlar üzerinde yapılan bir araştırma; Araştırma erkek tek yumurta ikizlerinden birinin küçükken olduğu sünnet sırasında cinsel organının yanlışlıkla hasar görmesi sonucu cinsel organının kadın olarak yeniden yapılandırılmasına karar verilmiştir. Çocuk geçmişinden habersiz olarak kız gibi yetiştirilmeye başlanmıştır. Küçük bir kızken bebeklerle oynayıp, ev işlerine yardım etmeyi ve büyüdüğünde evlenmeyi isterken diğer kardeş erkeklerle oynamayı, itfaiyeci olmayı ve arabalarla oynamayı tercih etmiştir.

Cinsiyet rolleri ailede ebeveynlerin tutumları ile öğrenilmeye başlanır ve toplum bu düzenin devamını sağlar.